Meteksan FELIX İHA Savunma Sistemi tanıtıldı

Radar ve çevre görüntüleme sistemleriyle öne çıkan Meteksan, sahip olduğu bilgi birikimini yeni bir ürüne dönüştürdü. Kamikaze İHA ve drone tehditlerine karşı koruma sağlayacak FELIX İHA Savunma Sistemi, IDEF’23’te tanıtıldı.

Mini, mikro İHA’ların ve kamikaze İHA’ların terör örgütleri tarafından kullanımının artmasıyla birlikte bu tehditlere karşı koruma sistemlerine ilgi arttı. FELIX İHA Savunma Sistemi adını verilen İHA savar sistem, 4×4 zırhlı kara araçları üzerine entegre edecek.

FELIX sisteminde Meteksan’ın Retinar AESA Radar Sistemi kullanılıyor. Bu sistemin sahip olduğu yetkinlikler sayesinde hareketli hedefleri yüksek doğrulukla tespit edebiliyor ve hedefi yüksek başarıyla takip edebiliyor. Retina AESA, olumsuz hava şartlarından etkilenmeden 7/24 görev yapıyor. 24 kilometre radar menziline sahip olacak.

Meteksan Savunma Genel Müdürü Selçuk Kerem Alparslan, Küçük, alçaktan uçan, yavaş seyreden hava dronlarının ciddi tehdit oluşturduğuna dikkat çekerek, FELIX’in tüm bunlara karşı çözüm sunduğunu bildirdi. Alparslan, şunları söyledi:

“Konvoyların, kuvvet aktarımı sırasında birliklerin, VIP kişilerin savunmasında, yüksek değerlikli malzeme ve ekipmanın sevkinde dron saldırıları çok görülen olaylar ve bunlara karşı akıllı ve gelişmiş bir savunma sistemine ihtiyaç var. FELIX burada çok önemli etki yaratan bir sistem. Hava savunması çok geniş, katmanlı bir konsept. Hızlı, yukarıdan uçan, alçak uçan küçük hedefler vesairenin hepsine birden hitap etmek çok zordur. FELIX’in hedef seti de geliştirilmiş vaziyette. Mini/mikro İHA’ların ötesinde sabit kanatlı, kamikaze tabir edilen, gezinen, dolanan, mühimmat taşıyan dronlara karşı da son derece etkili bir tasarım ve algoritmalar içeriyor. Taktik İHA’lara karşı menzili dahilinde son derece etkili. FELIX’in menzilini 24 kilometreyle sınırlandırdık. Bu bir sınırlandırmadır konsepti gereği. Bu küçük hedefler ya da hedeflerin karakterine göre daha yakın menzillerden 24 kilometreye kadar çıkar.”

Retinar AESA Radarı’nın 4 panel antenle 360 derecede bir kubbe halinde gökyüzünde bir kalkan görevi görebildiğini belirten Alparslan, şunları kaydetti:

Genelde radar sistemlerinin belli bir alış konisi vardır, dronlar da o alış konisinin üstünden, tepeden dalış yapmayı seçebilirler. O boşluğu tamamlamak gerekir. Geliştirdiğimiz radarla bütün yukarı koniyi kapsamış vaziyetteyiz. Ayrıca çok hızlı tarama yapabiliyor, 1 saniyede bütün uzayı, yarı küreyi kapsayabiliyor. Bu sayede de çok hızlı güncelleme sıklığıyla çok hassas takip yapabiliyor. Farklı yönlerden sürü saldırıları olma durumunda hepsini ayrı ayrı tespit edip, izlemeye alıp etkisizleştirebilecek bir sistem FELIX. Retinar AESA, MIMO özellikleriyle beraber hem hızlı hem de yavaş hedefleri takip edebiliyor. Bu zor bir denklemdir radar geliştirirken. Aynı zamanda yüksek çözünürlükte doppler analizi yapabiliyor. Bunu elektronik tarama özelliğinin içine gömdük ve sistem tararken tespit ve takip ettiği hedefleri aynı anda sınıflandırıp teşhis yapabiliyor. Dolayısıyla siz hedefleri uzayda tespit ve takip ederken onları teşhis edebiliyorsunuz, sürü saldırıları bile olsa bütün uzaya hakimsiniz. Bunlara karşı tedbir uygulama sırasında da MERT Elektronik Taarruz Sistemi devreye girer. MERT, otomatik, yarı otomatik, manuel işletilebiliyor. En büyük özelliği geniş bantlı bir alma özelliği var, aslında bir spektrum dinleme almacından ibaret ve çok kanallı. Birden fazla kanaldan gelen yayınların hepsini aynı anda ayrıştırıp üzerlerine lokal, adaptif dalga şekilleriyle taarruz uygular. Buna reaktif karıştırma diyoruz. Biz bütün spektrumu önce dinliyoruz, yayınları tespit edip, lokalize edip, adaptif dalga şekilleriyle taarruz uyguluyoruz. Bant genişliklerini ayarlıyoruz. Bu sayede dost yayınlar ve kendi haberleşme çevrimleriniz etkilenmiyor. Bu çok önemli bir yetenek. Aynı anda isterseniz baraj karıştırma ve reaktif karıştırmayı hibrit kullanabiliyorsunuz.”

Retinar AESA Radarı ve MERT Elektronik Taarruz Sistemi’nin tamamlandığını, yakın zamanda teslimatlarının yapılacağını bildiren Selçuk Kerem Alparslan, ayrıca bunları bir araya getirerek yeni bir konsept ortaya koyduklarını anlattı. Alparslan, “Bu şekilde araç istenirse sadece üretim zamanları içinde sistemi teslim edebileceğimiz gibi farklı araç konfigürasyonlarında çözüm talep edilirse onları da hızlı şekilde oluşturabiliriz. Sistemlerin olgun olduğunu, saha testlerini geçtiğini söyleyebilirim.” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx