BBC araştırması: 7 Ekim’den bu yana Gazze’deki binaların en az yarısı hasar gördü veya yıkıldı

BBC’nin yaptığı yeni bir araştırmaya göre İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının başından bu yana Gazze’deki binaların yarısından fazlası hasar gördü ya da yıkıldı.

İsrail birçok kez Gazzelilere “güvenlikleri için güneye gitmelerini” söylese de, Gazze’nin güneyine yönelik bombardıman son birkaç hafta içinde yoğunlaştı.

Öncesi ve sonrasını gösteren ayrıntılı görüntüler, güneydeki Han Yunus’un en çok etkilenen bölge olduğunu gösteriyor.

Yeni görüntülere bakıldığında Gazze genelinde yerleşim alanlarının harabeye, daha önce işlek olan alışveriş caddelerinin moloz yığınına döndüğü, üniversitelerin yıkıldığı ve tarım arazilerinin harap olduğu görülüyor.

Gazze’nin güneyinde evsiz kalan binlerce kişinin barınması için çadır kentlerin kurulduğu biliniyor.

Birleşmiş Milletler’e (BM) göre 7 Ekim’den bu yana Gazze nüfusunun yüzde 80’den fazlasını oluşturan yaklaşık 1,7 milyon insan yerinden edildi ve bunların neredeyse yarısı Gazze Şeridi’nin güney ucunda sıkışmış durumda.

BBC Doğrulama Servisi (BBC Verify) tarafından yapılan analizlerde tarım arazileri dahil birçok alanda tahribatın boyutu ortaya çıkıyor.

İsrail ordusu hasarın boyutu konusunda kendisine yöneltilen sorular karşısında, hem Hamas militanlarını hem de “terör altyapısını” hedef aldığını söylüyor.

BBC tarafından elde edilen uydu verilerinin analizi yıkımın gerçek boyutlarını ortaya koyuyor.

Buna göre Gazze Şeridi’nin tamamında 144 bin ila 175 bin arasında binanın hasar gördüğü ya da yıkıldığı tespit ediliyor. Bu da Gazze’deki binaların yüzde 50 ile 61’ine tekabül ediyor.

New York Şehir Üniversitesi’nden Corey Scher ve Oregon Eyalet Üniversitesi’nden Jamon Van Den Hoek tarafından yapılan çalışma, görüntüleri karşılaştırarak binaların yüksekliğinde veya yapısında hasara işaret eden ani değişiklikleri ortaya çıkarıyor.

Yıkım güneye doğru ilerliyor

Yeni çalışmaya göre güneydeki Han Yunus kenti son haftalarda saldırılardan yoğun bir şekilde etkilendi ve 38 binden fazla bina (yüzde 46’dan fazlası) yıkıldı ya da hasar gördü.

Bölgede sadece geçtiğimiz iki hafta içinde bin 500’den fazla bina yıkıldı ya da hasar gördü.

Şehrin merkezinde 16 katlı bir apartman ve bölgedeki en yüksek bina olan El Farra Kulesi’nin şehir siluetinin öncesi ve sonrası görüntülerine bakıldığında 9 Ocak’ta dümdüz edildiği anlaşılıyor.

Kulenin bulunduğu mahallenin büyük bir kısmı Aralık sonundan bu yana İsrail saldırıları nedeniyle yerle bir oldu.

Yaşadığı yerden ayrılmak zorunda kalan ve ailesiyle bağlantısı kesilen 20 yaşındaki Rawan Qaddah, “İsrail güçleri, özellikle şehir merkezindeki Han Yunus’ta yerleşim alanlarını hedef aldı” diyor.

Rawan, hasar gören binalar arasında okulların da bulunduğunu söylüyor. Bu okulların bazıları şu anda geçici olarak yerinden edilmiş insanları barındırmak için kullanılıyor.

Bölgede eskiden insanlarla dolup taşan sokaklar artık terk edilmiş ya da yıkılmış durumda.

Aşağıdaki görüntülerde Shawarma Sanabel restoranının İsrail’in işgalinden önceki halini ve aynı kavşağın bölgenin yoğun bombardımana tutulmasından sonra Ocak ayındaki halini görebiliyoruz.

Gazze’nin tamamı hasarlı

İsrail ordusu, şimdiye kadar Hamas’ın kasıtlı olarak sivillerin olduğu bölgelerde konuşlandığını söyleyerek eylemlerini savundu.

Ancak İsrail ordusunun kontrolünde olduğu anlaşılan binaların yıkımıyla ilgili soru işaretleri de ortaya çıktı.

Bir örnek Gazze’nin kuzeyindeki İsra Üniversitesi. Başta ağır hasarlı olan bina, kontrollü büyük bir patlamayla tamamen tahrip edildi.

Patlama anının videosu sosyal medyada paylaşıldı ve İsrail ordusu, patlamanın onaylanmasıyla ilgili sürecin şu anda incelendiğini söyledi.

Aralarında 7. yüzyılda inşa edilen El-Omari Camii’nin de bulunduğu Gazze’deki pek çok tarihi mekan da büyük hasar gördü.

Gazze’deki hasar tespiti üzerinde çalışan akademisyenlerden birisi olan Scher, incelediği diğer savaş bölgelerine kıyasla Gazze’de durumun daha farklı olduğunu söyledi.

“Ukrayna üzerinde çalıştık, Halep ve diğer şehirleri de inceledik, ancak hasarın boyutu ve hızı dikkat çekici. Bu kadar büyük bir hasarın bu kadar çabuk ortaya çıktığını hiç görmemiştim.”

Gazze’nin tarım arazilerindeki yıkım

BBC Verify tarafından yapılan diğer analizler, Gazze’de daha önce ekili olan geniş arazilerin de büyük ölçüde zarar gördüğünü gösteriyor.

Aşağıdaki uydu görüntüsünde Gazze’nin bazı bölgelerindeki İsrail saldırılarının ve bombardımanlarımının etkilerini görmek mümkün.

Savaş başlamadan önce Gazze büyük ölçüde ithalata bağımlı olsa da, gıdanın büyük bir kısmı bölge içindeki tarım ve gıda üretiminden geliyordu. Yardım kuruluşları Gazze nüfusunun yarısının şu anda açlıkla karşı karşıya olduğunu söylüyor.

BBC Arapça, Kasım ayı ortasında Gazze’nin kuzeyindeki Beit Lahia’dan güneye kaçan Said isimli bir çiftçiyle konuştu.

Guava, incir, limon, portakal, nane ve fesleğen yetiştiren 33 yaşındaki çiftçi, her yıl bu ürünlerden yaklaşık 6 bin dolar para kazanıyordu. Kendisi, babası ve kız kardeşinin tek gelir kaynağı da buydu. Büyükannesi ve büyükbabasından miras kalan toprakları 15 yıl boyunca ekip biçmişti.

Ancak bölgeyi terk ettikten günler sonra, bir akrabasının kendisine çiftliğin, akrabalarına ait çevredeki beş evle birlikte İsrail ordusu tarafından yıkıldığını söylediğini belirtiyor.

Savaştan önce tarımın en yoğun biçimde yapıldığı Gazze’nin kuzeyinde ve merkezinde geniş araziler harabeye dönmüş durumda. İsrail’in geçici savunma duvarları, zırhlı araçları korumak için toprak setler inşa etmesi ve çevredeki araziyi temizlemesi, birçok yerdeki hasarla örtüşüyor.

Bazı çiftçilerin toprakları doğrudan vurulmadığı halde ürünlerini kaybetti.

Gazze’nin merkezindeki Deir al-Balah’ta yaşayan çiftçi Muhammed al-Messaddar, savaşın başından beri çiftliğine sadece bir kez gidebilmiş.

Kasım ayındaki ateşkes sırasında portakal ağaçlarındaki meyveler dağılmış ve yerde çürüyordu.

“Portakalların hasat edileceği tarih savaşın başlangıcına denk geliyordu. Kimse oraya gitmeye cesaret edemedi.”

Portakalların yüzde 90’ından fazlasını kaybettiğini söylüyor.

Yolların buldozerlerle açılması ve savunma duvarlarının inşa edilmesinden etkilenen araziler bir yana, İsrail ordusunun arazileri kasıtlı olarak yıktığına dair iddialar da var.

İsrail Sivil İdare Başkan Yardımcısı Albay Yogev Bar-Shesht, 4 Kasım’da internette yayımlanan bir videoda Gazze içinden verdiği bir röportajda şöyle konuştu:

“Buraya kim dönerse dönsün, eğer dönerse, yakılmış bir toprak bulacak. Ev yok, tarım yok, hiçbir şey yok. Gelecekleri yok.”

İsrail ordusu BBC’ye yaptığı açıklamada, çeşitli tarım alanlarında Hamas’a ait tünel girişleri ve roket fırlatma alanları bulduğunu söyledi ve “Operasyonel ihtiyaçlar bu yerlerin yok edilmesini ya da buralara saldırılmasını gerektiriyor” açıklamasında bulundu:

“Çatışmalar ve karşılıklı ateş sonucunda çevreye zarar verilebilir.”

Uzmanlar Gazze’de tarıma verilen zararın kalıcı olmasından endişe ediyor.

Suriye ve Ukrayna’da olduğu gibi daha önceki çatışmalar tarım arazilerinin rehabilitasyonunun son derece zor olabileceğini gösterdi.

Patlamamış silahlar çiftçilerin geri dönüp çalışmasını da tehlikeli hale getiriyor. Ayrıca toprakların temizlenmesi; su, enerji ve ulaşım sistemleri gibi altyapının yeniden inşa edilmesi gibi zorluklar da var.

Çadır kentler

Yerinden edilmiş insanları barındırmak için kurulan çadırların ve diğer geçici yapıların çoğalması da Gazze’nin güneyinde havadan görülebilen diğer bir belirgin değişiklik.

Aralık ayının başından Ocak ayının ortasına kadar Mısır sınırına yakın bölgelerde kurulan yeni çadırların kapladığı alan yaklaşık 3,5 kilometrekare, yani yaklaşık 500 futbol sahasına eşdeğer.

3 Aralık ve 14 Ocak’ta çekilen uydu görüntüleri büyük bir değişimi gözler önüne seriyor. Refah’ın kuzey batısındaki bir bölgede arazilerin neredeyse tamamı yerinden edilmiş insanlar için bir sığınağa dönüşmüş durumda.

İsrail, bölgeye yönelik saldırılarına başladığında Gazze’nin kuzeyinde ve merkezinde yaşayan Filistinlilere kendi güvenlikleri için güneye gitmelerini söyledi. Bu insanların pek çoğu Refah’a yerleşti ve belirsiz bir gelecekle karşı karşıya kaldı.

Jake Horton, Tural Ahmedzade, Benedict Garman, Lamees Altalebi ve Abdelrahman Abutaleb bu habere katkı sundu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx